(5237 S. K. m. 58, 265)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi:
Sanık M. K. hakkında atılı suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 Sayılı C.M.K.nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, C.M.K.nın 264. maddesi de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde kabulüyle merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden, incelemenin diğer sanık V. K. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Yargılama giderleri C.M.K.nın 326/son maddesi gereğince ayrı ayrı yüklendiğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Avukat olarak görev yapan katılanın alacaklı vekili sıfatıyla yürütmekte olduğu bir icra takibi sebebiyle icra memuru F. Y. G. ile birlikte olay günü sanıkların işyerine haciz yapmak üzere geldikleri, sanıkların kendilerinin borçlu olmadıklarını, yeni taşındıklarını beyan ettikleri, bunun üzerine icra memuruyla avukatın sanık V. K.'ın elinde bulunan ve fakat içeriğini göstermediği kira kontratına bakmaya çalıştıkları sırada sanıkların avukata yumruk atmak suretiyle basit tıbbı müdahaleyle giderilebilir şekilde yaraladıkları anlaşılmakla; sanık V. K.'ın eyleminin yargı görevini yapan avukata karşı haciz işlemini yaptırmamak amacını taşıdığı ve 5237 Sayılı T.C.K.nın 265/2-3. maddesinde tanımlanan görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 Sayılı T.C.K.nın 58/3. maddesinin "... Tekerrür halinde sonraki suça dair kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunur." hükmü uyarınca adli sicil kaydına nazaran mükerrir olan sanık hakkında hapis cezasının tercih edilmesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık V. K. müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 27.01.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy