(5237 S. K. m. 7, 61, 203) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında değişmeyen ifadelerinde, işyeri mühürlendikten sonra faaliyetine son verdiğini, daha sonra dışarından öğrendiğine göre A. A. isimli bir şahsın dükkanın önüne tezgah kurarak sebze meyve sattığını, mühür fek tutanağında ismi yazan R. A. isimli şahsın da bu şahsın oğlu olduğunu beyan etmesi karşısında, mühürleme tutanağını tanzim eden tüm görevlilerle A. ve R. A.'a ulaşılması durumunda onların da sanık olabilecekleri ihtarıyla yemin verdirilmeksizin tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra dosyada mevcut tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yetersiz gerekçe ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 203/1 inci maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörülmesi karşısında, temel cezanın belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuki gerekçelere dayanılarak kullanıldığı açıkça gösterilmeden, keza 5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1 inci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur şeklindeki yasal düzenlemelerle dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluşumu ve cereyan tarzına uygun düşmeyen yasadaki ifadeleri aynen tekrar ederek temel cezanın hapis ve asgari hadden uzaklaşılarak 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi,
Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 nci maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 s. Kanunun 562 nci maddesinin 1 inci fıkrasıyla değişik CMK'nın 231/5 inci maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2 nci fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6 ncı fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7 nci maddesiyle eklenen cümle de nazara alınarak, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy