MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 231/6-son maddesine eklenen “sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” hükmü gereğince kabul etmeyen sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu yönden bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Belediye Başkanı ve Fen İşleri Müdürü olarak görev yapan sanıkların,... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazla ilgili yargı kararlarını uygulamamak, bu kararları göz ardı ederek 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uygulaması yapmak ve Kanuna aykırı olarak ruhsatsız inşaatları ruhsata bağlamak suretiyle görevlerini kötüye kullandıklarının iddia edildiği, sanıkların yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savundukları, mahkemece yasal dayanağı bulunmadığı halde ruhsatsız olarak yapımına başlanan inşaatlara ruhsat verdikleri, imar planı tadilatı ve ifraz tevhit işlemleri için verilmiş yargı kararlarına rağmen 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulaması yapmak suretiyle zincirleme görevlerini kötüye kullandıkları sabit kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmişse de; toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, ... Belediye Meclisinin imar planı değişikliğine ilişkin 20/10/2004 gün ve 53-2 sayılı Kararının Konya 1. İdare Mahkemesince 08/02/2006 tarih ve 2005/847 E. sayılı yürütmesinin durdurulmasına, 19/04/2006 tarihli ve 2005/847 E. 2006/638 K. sayılı kararıyla iptaline, Belediye Encümeninin ifraz ve tevhit işlemlerine ilişkin 29/07/2005 gün ve 430 sayılı Kararının Konya 1. İdare Mahkemesince 15/03/2006 tarih ve 2006/385 E. sayılı yürütmesinin durdurulmasına, Aksaray İdare Mahkemesince 23/03/2007 tarih ve 2007/282 E. 2007/159 K. sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, ... Belediye Başkanlığının ... Mahallesi 331 ada, 69 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin 26/08/2005 gün 492 sayılı Kararının Konya 2. İdare Mahkemesinin 20/09/2006 tarihli ve 2005/1964 E. 2006/1938 K. sayılı kararıyla iptal edildiği; yine bu taşınmazın bulunduğu alanda 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uygulamasına ilişkin Belediye Encümeninin 08/09/2006 gün ve 344, Belediye Meclisinin 07/07/2006 gün ve 76/1 sayılı Kararlarının da Aksaray İdare Mahkemesinin 17/06/2008 tarih ve 2007/455 E. 2008/1103 K. sayılı kararıyla iptal edildiğinin anlaşılması karşısında anılan mahkeme kararlarının Belediyeye tebliğ edildikleri tarihler ile söz konusu kararlarla ilgili olarak 2577 sayılı Kanunun 28. maddesi uyarınca hangi işlemlerin yapıldığının ... Belediye Başkanlığından sorulması, idari işlemin yürütmesinin durdurulmasına veya iptaline ilişkin kararların uygulanmasında esas olanın, işlemin geri alınarak ortada kabul edilebilir hukuki veya fiili imkansızlık bulunmadığı sürece işlem öncesi hukuksal statüye dönülmesi olduğu da gözetilerek, idare mahkemesi kararlarının gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, kararların şeklen uygulanıp uygulanmadığı, başka bir ifadeyle karar uygulandıktan sonra bu kararların hukuki sonuçlarını etkisiz kılacak nitelikte başka işlemler yapılıp yapılmadığı ve dava konusu alanda ruhsatsız olarak inşasına başlanan binalara ruhsat verilmesinin imar mevzuatına uygun olup olmadığı hususlarında imar ve şehircilik konularında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy