MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın haciz işlemine engel olmak amacıyla avukat olan katılanı tehdit etme eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 6/1-d ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 57. maddeleri karşısında yargı görevi yapan kamu görevlisi olan avukata karşı 5237 sayılı TCK'nın 265/2. maddesi kapsamında görevini yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Adli sicil kaydında yer alan ilamlarının silinme koşullarının oluşması nedeniyle suç tarihi itibarıyla kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, sabıkası bulunduğundan bahisle ve yasal olmayan gerekçe ile hakkında aynı Kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık hakkında TCK'nın 265/1. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, ertelemeye ilişkin denetim süresinin yasal gerekçe gösterilmeden 2 yıl olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy