Tebliğname No: 4 - 2011/54903
MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/06/2010
NUMARASI: 2009/1262 Esas, 2010/1530 Karar
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece hükümde ''suçun işleniş şekli nazara alınarak takdiren'' şeklindeki gerekçeyle hapis cezası tayin ve tercih edilmiş olmasına göre tebliğnamede yer alan 3 nolu bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hakaret suçu yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın direnme suçunun unsurları olan cebir ve/veya tehdit eylemlerini ne şekilde gerçekleştirdiği ve A.. Ş..'in eylemine nasıl katıldığı denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın polis memurlarının kendisine küfür ederek hakaret ettiğini, biber gazı sıktıklarını ve döve döve karakola götürdüklerini savunması karşısında hakkında TCK'nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
Direnme suçunu A.. Ş.. ile birlikte ve TCK'nın 6. maddesi kapsamında silahtan sayılan sopayla işlediği anlaşılan sanık hakkında aynı Kanunun 265/3, 4. maddelerinin uygulanmaması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05/05/2009 gün, 2009/2-2 Esas ve 2009/115 sayılı Kararında vurgulandığı gibi sanığın adli sicil kaydında yer alan Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/07/2008 gün ve 2007/1017 Esas, 2008/881 Karar sayılı ilamı ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibariyle 1412 sayılı CMUK'nın 305/2. maddesi gereğince kesin olduğu ve aynı Yasanın 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı düşünülmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.