MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın "...olay tarihinde emniyetten elemanlarının ifadeye çağrıldığı, müşteri olduğu için elemanlarını göndermediği ve avukatına haber verdiği, daha sonra polislerin işyerine gelerek elemanlarını kelepçeledikleri, tezgahını dağıttıkları, kendisinin avukatının geleceğini, beklemelerini söylemesine rağmen polislerin beklemedikleri ve kendisini de kelepçeleyerek darp ettikleri..." şeklindeki savunması, bu hususu doğrulayan adli rapor içeriği, tanıklar Halil Kara, Sultan Oraç ve ...'nın beyanları üzerinde durularak olayın başlangıcı ve gelişimi irdelenip hakkında TCK’nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
Kamu görevlisine hakaret suçundan hüküm kurulurken temel ceza alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulurken benzer gerekçelerle bu kez alt sınırın 2 katı olacak şekilde ceza tayin edilmesi suretiyle çelişkiye yol açılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy