MAHKEMESİ : Sulh (Kapatılan) Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmal suretiyle görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın olay tarihinde ... Devlet Hastanesi acil servisinde görevli doktor olup katılana yaptığı müdahale sonucu mağduriyetine neden olduğundan bahisle hükümlülüğüne karar verilmişse de, temyize konu olmayan sanık ...'ın önceki beyanlarından farklı olarak mahkemede, katılana kendisinin ilk müdahalede bulunduğunu ve ortopedi doktoru olan tanık...'a katılanın yarasını gösterdikten sonra dikiş attığını ifade ettiği, hemşire olan tanık ...'ın mahkeme beyanında bu hususu doğruladığı, sanığın da katılana müdahale etmediğini değişik aşamalarda ileri sürdüğü anlaşılmakla, ...'ın beyanlarındaki çelişkinin giderilmesi, tanık ...'ın dinlenmesi, sanığın katılana tıbbi müdahalede bulunup bulunmadığının kesin olarak tespit edilmesi, müdahalede bulunulduğunun saptanması halinde dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine gönderilerek sanığın müdahalesinin tıp biliminin kurallarına uygun olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alındıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek TCK'nın 257. maddesinin değişiklikten önceki ve sonraki hallerine göre lehe yasa karşılaştırması yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy