MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
CMK'nın 196/2. maddesi gereğince istinabe yoluyla savunması alınan sanığa, sorgudan önce ifadesini esas mahkemesinde vermek isteyip istemediği sorulmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Sanığın, görevliye direnme suç tipinin “cebir” unsuru yönünden kullanmış olduğu aracın, TCK’nın 6/1-f-4. maddesi kapsamında “silahtan sayılan alet” olduğu gözetilerek; sanığın cezasından TCK’nın 265/4. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sabıka kaydında yer alan ilamların adli sicilden silinme koşullarının oluşması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilmeyeceğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 2010/4-71 Esas, 2010/76 sayılı Kararı göz önünde bulundurulduğunda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62 ve 50. maddeleri uygulanırken kişiliği ve dosyaya yansıyan davranışları olumlu değerlendirilerek lehe hükümler uygulanmasına karşın, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanması sırasında "sanığın suç işlemeyi alışkanlık haline getirdiği" şeklindeki gerekçe ile CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı, sanığın ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy