MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
06/10/2006 tarihli olay tutanağının içeriği, mağdur polis memurlarının aşamalardaki birbirleriyle uyumlu beyanları, tanık...'ın kolluk ifadesi, adli raporlar ve tüm dosya içeriğine göre sanığın olay tarihinde kendisinin de karışmış olduğu kavgayı ayırmaya çalışan polis memurlarının görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla tehdit ve hakaret içerikli sözler sarfettiği, silahtan sayılan bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, direnme ve hakaret suçlarının bu şekilde oluştuğu, aradan 8 yıla yakın zaman geçtiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen 1 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suçun birden fazla kamu görevlisine karşı işlendiği kabul edildiği halde TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümde sonuç cezanın 7 ay 15 gün hapis cezası yerine 7,5 ay olarak gösterilmesi suretiyle infazda tereddüte neden olunması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 3. bendindeki “7.5 ay” ibaresinin "7 ay 15 gün" olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
Sanığın bir suç işleme kararı cümlesinden olarak kesintisiz biçimde mağdur polis memurlarına hakaret ettiğinin anlaşılmasına ve gerekçeli kararda eylemin kül halinde tek suç olarak kabul edilmesine rağmen TCK'nın 125/3-a ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden ve bu fiillerin neden bağımsız suç oluşturduğu, suç kastının nasıl yenilendiği zincirleme suç hükümlerinin neden uygulanmadığı denetime olanak verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden iki ayrı hakaret suçundan ceza tayini,
Kabule göre de;
Hakaret suçunun alenen işlendiği anlaşıldığı halde TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek kazanılmış hak saklı kalmak üzere CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy