MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hakaret suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 11 ay 20 gün hapis cezası yerine, 10 ay 20 gün şeklinde eksik ceza tayini,
Hakaret suçunu tek bir fiil ile aynı anda birden fazla kamu görevlisine karşı işleyen sanık hakkında TCK'nın 125/3-a maddesinin bir kez uygulanıp verilecek cezanın aynı Kanunun 43/2. maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden, ayrıca eylemlerin neden bağımsız suç teşkil ettiği, suç kastının nasıl yenilendiği denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde 3 ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
Görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edilen sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün ve 2008/149-163, 13/11/2007 gün 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK'nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesi, sabıkasız olan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6. maddesinde yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "verilen cezanın ertelenmiş olması ve müştekilerin şikayetçi olduklarını belirtmiş olmaları" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.