MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten basit yaralamaya teşebbüs, kasten basit yaralama
HÜKÜM : Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanık ...'un mahkumiyetine, görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ...'ın beraetine, kasten basit yaralamaya teşebbüs suçundan sanık ... ile kasten basit yaralama ve hakaret suçlarından sanıklar ... haklarındaki kamu davalarının düşürülmesine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ...'ın beraetine dair karara ilişkin temyizin gerekçeye yönelik olmadığı, kasten basit yaralamaya teşebbüs suçundan sanık ... ile kasten basit yaralama ve hakaret suçlarından sanıklar ... haklarındaki kamu davalarının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine dair hükümlerin ise vazgeçmenin yargılama sırasında huzurda yapılması ve itiraza uğramaması karşısında temyizde hukuki yararlarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin bu suçlara ilişkin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkemece kabul edilen olayın gelişimine, 17/02/2009 tarihli olay tutanağı içeriğine, müştekinin aşamalardaki özü değişmeyen istikrarlı anlatımlarına, tanıklar...'ın birbirleriyle uyumlu kolluk ifadelerine ve tüm dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin sallama tabir edilen aletle karakolu basan sanıktan kaynaklandığı, somut olayda yasal yetki dahilinde kullanılan zorun sanık lehine haksız tahrik oluşturmasının söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanığın gözetimde ve
tutuklulukta geçirdiği süreler ile adli para cezalarının ödenmesine ilişkin taksitlendirmenin her bir hükümle ilgili olarak ayrı ayrı yapılması gerektiğinin nazara alınmamasının infaz aşamasında gözetilmesi ve adli emanette kayıtlı suç eşyası hakkında mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüş, direnme fiilinin silahtan sayılan sallama tabir edilen bıçakla işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında TCK'nın 265/4. maddesinin uygulanmaması ile hakaret suçundan kurulan hükümde seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiği halde aynı Kanunun 50/2. maddesinde yer alan "suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez." hükmüne aykırı şekilde bu cezanın daha sonra adli para cezasına çevrilmesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy