MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği
düşünüldü:
Katılanın vekili olan sanığın, katılanın alacaklı olduğu ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/2837 sayılı takip dosyasında asıl alacak dışında faiz talep etmediğini, yabancı para alacaklarında takip öncesine ilişkin faiz istenemeyeceğini, takip sonrası için ise katılanın faiz talebinin bulunmadığını savunmuş olması, icra takibinin 240.000 Euro tutarındaki senede dayalı olarak yabancı para olarak gösterilmiş olması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer kalmaksızın ortaya çıkartılması bakımından, katılanın celbiyle tekrar beyanına başvurularak takip öncesi ve sonrası için avukatı olan sanığa faiz talebiyle ilgili olarak yazılı ya da sözlü talimat verip vermediği sorularak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun "Borçlar Kanunu'nun 83 ve Türk Ticaret Kanunu'nun 623. maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullanılması halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden bu alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimiyle açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz istenilebileceğine" dair 10/04/2013 gün ve 2012/2-1072 E., 2013/496 K. sayılı kararı da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy