MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Davanın reddi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar gören, 03/01/2012 havale tarihli dilekçeyle katılma isteminde bulunan ve karar celsesinde de sanığın cezalandırılmasını talep eden Hazine vekilinin istemi hakkında ilk derece mahkemesince bir karar verilmemiş ise de; vekilin temyiz dilekçesinin mahiyetine göre 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Hazinenin kamu davasına katılan, Av. ...'un da katılan vekili olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği dünüşüldü:
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde atılı suçun; "Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi,..." biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, tefecilik suçunun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar bölümünde topluma karşı suçlar kısmı içinde bulunduğu, 5237 sayılı Yasanın 43/1. maddesi, suçun mağdurunun aynı kişi olmasını suçun zorunlu unsuru haline getirmiş iken, 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 6. maddesi ile anılan madde ve fıkraya eklenen "Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletildiği ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın maddenin son fıkrasındaki istisnalar dışındaki tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirildiği, bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyeceği, ancak suçun zincirleme olarak işlenmesinin olanaklı olduğu gözetildiğinde;
Her ne kadar Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2011 tarih ve 2010/264 Esas, 2011/116 Karar sayılı ilamıyla tefecilik suçundan karara bağlanan dava dosyası ile temyiz incelemesine konu tefecilik suçuna ilişkin iş bu davanın mükerrer olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmişse de; UYAP kayıtlarına göre, sanık hakkında 23/07/2010 tarihli iddianameyle açılan kamu davasında 31/05/2010 tarihinde işlediği iddia edilen tefecilik suçundan verilen hükmün temyiz incelemesi için dairemizin 2013/13256 sırasında kayıtlı bulunduğu, temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin 2007 yılı, iddianame tarihinin ise 26/07/2011 olması ve müşteki ... dışındaki müştekilerin de farklı olması karşısında sanığın her iki dosyaya konu eylemlerinin sübutu halinde bir bütün olarak zincirleme tefecilik suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, mümkünse her iki dosyanın birleştirilmesinden, bunun mümkün olmaması durumunda ise bu dosyanın onaylı suretinin eklenmesinden sonra sanığa TCK'nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy