MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK'nın 260. maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığının temyiz hakkının bulunduğu ve temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı zimmet suçunun zarar göreni olan ve 12/02/2014 günlü oturumda vekili aracılığıyla sanıktan şikayetçi olduklarını ve cezalandırılması gerektiğini ifade eden Sağlık Bakanlığına CMK'nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulduktan sonra katılma hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kabule göre de;
Kamu görevlisinin tanımının yapıldığı 5237 sayılı TCK'nın 6/1-c maddesinin gerekçesinde kamusal faaliyetin Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş bir siyasal kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesi olarak tanımlandığı, kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda ise bu kişilerin kamu görevlisi sayılamayacağı ve açıklanan bu hukuksal durum karşısında; Silivri Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 26/12/2008 günlü yazısına göre hastane personeli olmayan, yüklenici firma elemanı olarak istihdam edilen sanığın, kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü suç niteliğindeki zimmet suçunun faili olamayacağı, vezne ve acil vezne birimlerinde veri giriş elemanı olarak görevlendirilen sanığın acil veznesinde çalışmış olduğu dönemde resmi güvencesi olmayan ücretli hastaların bir kısmından tahakkuk eden ücreti aldığı halde makbuz vermemesi, bazı ücretli hastalara ise hiç ücret tahakkuk ettirmemesi veya taahhütname düzenlememesi, bu suretle vezne memuruna teslim etmesi gereken parayı uhdesinde tutması, teslim etmemesi şeklinde sübut bulan eyleminin TCK'nın 155/2. maddesine uyan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ile katılan Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 17/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy