MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında; katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin, vekili tarafından bu suçtan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik vekalet ücreti talebine münhasır, katılan ... vekilinin sanık hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizin mahkemece uyulmasına karar verilen 27/02/2014 tarihli ve 2014/2166 Karar sayılı bozma ilamında; iddia konusu dönem içindeki elektrik ve su borcu tutarları ile bunlara karşılık yapılan ödemelerin tespiti, kanalizasyon çalışması yapılmışsa buna ilişkin harcama belgelerinin temini, gerekli görüldüğü takdirde mahallinde keşif yapılması sonrasında bilirkişi incelemesi yaptırılması gereğine işaret edildiği halde, 01/12/2014 tarihli bilirkişi raporunda, elektrik ve su borçları için yapılan ödemelerin, ayrıca sanık müdafi tarafından 14/10/2014 tarihinde ibraz edilen ödeme belgelerinden tahsilat makbuzlarının gider belgesi olarak kabul edilmediği belirtilmişse de; sunulan faturaların ve gider makbuzlarının usulüne uygun olup olmadığı ile harcamaların gerçekten yapılıp yapılmadığının tartışılması, eğer harcamalar gerçek ise gider olarak düşülmesi gerektiği, ayrıca anılan tarihte sunulan... Ticaret isimli firma tarafından ... Köy Muhtarlığı adına kesilen 07/09/2007 tarihli ve 3.009 TL bedelli 500 adet 120'lik büz alımına ilişkin fatura hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadığı, gelir-gider hesabının bu kalemler de zikredilmek suretiyle açık ve denetime imkan verecek şekilde çıkarılmadığı, sanığın zimmetinde para bulunup bulunmadığının net olarak ortaya konulamadığı dikkate alınarak, fatura usulüne uygun olarak düzenlenmiş olmasa da belirtilen harcamanın yapılmış olması karşısında gider olarak düşülmesinin gerektiği gözetilerek, 07/09/2007 tarihli faturanın gerçekliğinin araştırılmasına müteakip dosya ve eklerinin Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi ile köy tüzel kişiliğinin suç dönemindeki tüm gelir ve giderleri karşılaştırılmak suretiyle sanığın uhdesinde kalan para bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı rapor alınmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, bozma gereği tam olarak yerine getirilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sanığın zimmetinde para bulunması halinde görevi kötüye kullanma suçu açısından eyleminin zincirleme suç hükümleri gereğince birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.