MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde ... köyü muhtarı olan sanık ... ile ihtiyar heyeti üyesi sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, 15/11/2011 tarihinde köy kahvehanesinin kiralanmasına ilişkin ihalede, ihale katılımcısı olan katılanın ihale sırasındaki artırımını dikkate almayarak ihaleyi bitirmek suretiyle muhtarlığın zarara uğramasına sebebiyet vererek görevlerini kötüye kullandıkları iddia ve kabul edilen somut olayda; fiilen tellal olarak görev yapan ve hakkında kamu davası açılmamış olan tanık ...'in beyanlarına göre işlem tesis edip, katılanın yaptığı artırımı duymadıklarını beyan eden sanıkların savunmalarının aksine suç kastıyla hareket ettiklerine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılması suretiyle hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sanık ...'un hükümden sonra 06/01/2019 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Köy tüzel kişiliğinin uğradığı zarar olarak kabul edilebilecek miktarın kira bedelleri arasındaki 6.045,00 TL tutarındaki fark yerine, artırım bedeli olarak sübutu kabul edilen 5 TL olduğu kabul edilmek suretiyle yapılan değerlendirmede; CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, sanıklara uğranılan zarar miktarını tazmin imkanı tanınmasından sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel adli sicil kaydı bulunmayan, haklarında takdiri indirim hükümleri uygulanan sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yeterli olmayan gerekçelerle 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 25/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.