MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay bozma ilamına uyulması ya da eski hükümde direnilmesi konusunda bir karar verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin bozma ilamı doğrultusunda işlem yapması nedeniyle bozma sonrası verilen hükmün bozmaya karşı eylemli uyma sonucu verilen hüküm olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
YCGK'nın 19/01/2016 tarihli, 2015/911 Esas, 2016/1 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi uyarınca ceza yargılaması sonucunda verilecek nihai kararlar; beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet, ret ve düşme olup "durma" nihai kararlardan değildir. Mahkemece resmi belgede sahtecilik suçundan 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınması için CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca 08/04/2013 tarihli, 2013/135 Esas, 2013/122 sayılı Durma Kararı verilmesi üzerine Kırkağaç Kaymakamlığının 21/06/2013 tarihli ve 2 sayılı Kararıyla sanık hakkında soruşturma izni verilmesinden sonra yeni esasa kaydedilerek mahkemece yargılamanın kaldığı yerden devamı ve aynı olaya ilişkin ve sonradan Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2013 tarihli ve 2013/1950 sayılı iddianamesi ile açılan davanın da bu dava ile birleştirilmesinden sonra CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca aynı sanık hakkında aynı fiil nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, 19/09/2013 tarihli ve 2013/1950 Esas sayılı iddianame ile açılan kamu davasında CMK'nın 193 ve 147. maddelerine aykırı olarak sanığın sorgusu yapılmadan mahkumiyet kararı verilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 23/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.