MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde Sarayköy ilçesi Hasköy Köyü Çiftçi Mallarını Koruma Başkanı olarak görev yapan sanığın, Başkanlığa ait defter ve belgelere göre 31/12/2008 tarihinde kasa veya banka hesabında bulunması gereken 17.015.42 TL'nin bulunmadığı, sanığın bu parayı uhdesinde tuttuğu kabul edilerek zimmet ve görev yaptığı dönem içerisinde usulüne uygun şekilde Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığına ait alacakları tahsil etmediği, demirbaş defterini ve kayıtlarını tutmadığı, bazı sarf işlemleri için usulüne uygun şekilde karar alınmadığı ve sarf senedi düzenlenmediği, ilgili mevzuat gereği gerekli toplantıları düzenlemediği kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalardaki savunmalarında Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığının bütçesi ile köyün bütçesinin birbirine karıştığını, söz konusu paranın köyün sulama işlerinde kullanılması için sulama borularına, yol yapımına, kilit taşı döşenmesine ve bu işlerde çalıştırılan işçilere ücret olarak harcandığını belirtmiş olması ve bu hususun bilirkişi kurulu raporunda irdelenmediğinin anlaşılması karşısında, mevcut olduğu takdirde fatura ve ödeme belgelerinin sanıktan temini ile isimlerini bildirmesi halinde ilgili kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, anılan firma ve kurumlar nezdindeki fatura ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonrasında dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek sanığın uhdesinde Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığına ait para bulunup bulunmadığı ile varsa miktarı hususunda rapor alınması ve TCK'nın 257. maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için görev gereklerine aykırılık yanında objektif
cezalandırma şartlarından olan kişilerin mağduriyetine veya kamu zararına neden olma ya da kişilere haksız bir menfaat (kazanç) sağlama unsurlarından birisinin de mevcut olması gerektiği gözetilerek, sanığın ne suretle suç kastıyla hareket ettiğinin ve objektif cezalandırma koşullarının ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında eylemlerinin kül halinde zimmet veyahut da görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçları TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 04/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.