MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Basit zimmet
HÜKÜM: Eylemin zincirleme şekilde nitelikli zimmetsuçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanığın suç tarihinde... ili ... ilçesi ... köyü muhtarı olarak görev yaptığı ve sanıktan sonra köy muhtarı olan müşteki ...’ın bozma öncesi köy tüzel kişiliği adına kamu davasına katılmasına karar verildiği ancak bozmadan sonra Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun kapsamında... ilinin büyükşehir belediyesi olması ve ... köyünün mahalleye dönüştürülerek ... Belediyesine bağlanması sonucu belediye vekilince katılma talebinde bulunulduğu ve katılan olarak kabulüne karar verildiği gözetildiğinde CMK'nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...’ın köy tüzel kişiliğinin ortadan kalkması nedeniyle katılan sıfatının hükümsüz kaldığı ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, incelemenin sanık müdafi ile katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın köy tüzel kişiliğine ait taşınmazın kiralanması ile elde edilen 3.000 TL parayı köy defterine gelir olarak kaydetmeyip uhdesinde tuttuğu, bu durumun yapılan harici araştırma ve tanık beyanlarıyla ortaya çıkarıldığı ve bu şekilde hileli faaliyetlerle gerçekleştirdiği eyleminin nitelikli zimmet suçu vasfında olduğu nazara alındığında eylemin, basit zimmet suçunu oluşturacağı yönündeki tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın okul aile birliği başkanı olan tanık ...’den okul adına toplanan bağışlardan elde edilen 300 TL’yi alıp iade etmediği ve harcama belgesi de ibraz edemediği kabul edilerek zimmet miktarına dahil edilmiş ise de; sanığın aldığı bu paranın görevi sebebiyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü bulunduğu bir para olmadığı, bu yönde dosyaya yansıyan bir delilin de bulunmadığı gözetilmeden, zimmet miktarına eklenmesi sonucu yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Hüküm fıkrasında; nitelikli zimmet suçundan artırım yapıldığı sırada TCK'nın 247/2. maddesi yerine aynı Kanunun 247/3. maddesine yer verilmesi ile değer azlığı nedeniyle indirim yapılırken TCK'nın 249. maddesinin gösterilmemesi,
TCK'nın 247/1, 247/2, 249/1, 43 ve 62. maddelerinin aynı Kanunun 61/5. maddesi uyarınca bu sıra dahilinde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hüküm tarihinde 6360 sayılı Yasa ile tüzel kişiliği sona ermiş olan ... köyü yerine ... Belediye Başkanlığının katılanlığına karar verilmesine rağmen, ayrıca köy temsilcisi ...’ın da kendisini vekille temsil ettirdiğinden bahisle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 04/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.