MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede TCK'nın 204/2. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanunun 257/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Sanığın eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve hakkında TCK'nın 257/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanunun 257/2. maddesi uyarınca ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı ile uygulama maddesi olan TCK'nın 52/2. maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
TCK'nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğunun ceza miktarından fazla olamayacağı gözetilmeden, 5 ay olan ceza süresini de aşacak biçimde 300 gün süreyle hak yoksunluğuna hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 18/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy