MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... hakkında)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık ...'nin görevli ve yetkili bulunduğu ... Beldesi Jandarma Karakol Komutanlığının görev ve yetki sahası içinde bulunan müzikhol ile ilgili olarak yabancı uyruklu bayanların çalıştırılmasına ve bunların fuhuş için hazır edilmesine göz yumulması için diğer sanık ... ile menfaat temini yönünde bir anlaşma yaparak içki kabul etmek suretiyle sanıklardan ...'nin rüşvet alma, ...'nün ise rüşvet verme suçunu işlediğinden bahisle hüküm kurulmuş ise de; suç tarihinde yürürlükte bulunan, 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki, hukuki düzenlemelere göre rüşvet suçunun, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak görevinin ifası ile ilgili bir işi yapması veya yapmamasına bağlı olarak kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlanması hususunda, kamu görevlisiyle iş sahibinin serbest iradeleri ile rızaları uyuşarak rüşvet anlaşması yapılması durumunda oluşabileceği, menfaat olarak içki temin edilmesi eyleminin 29/06/2011 tarihinde gerçekleşmesi ve bu tarihte tayini çıkmış olan sanık ...'ın 01/07/2011 tarihinde ilişiğinin kesilmesi karşısında, dava konusu somut olayda rüşvet suçunun kanıtı kabul edilebilecek beyanların yorumu gerektirmeyecek biçimde bu suçun anlaşma da dahil tüm unsurlarını ortaya koymadığı, sübuta eren eylemde belirli bir işin yapılması karşılığında çıkar sağlanacağı konusunda taraflar arasında işin yapılmasından önce veya yapılması sırasında gerçekleştirilmiş bir anlaşma bulunmaması nedeniyle rüşvet alma ve rüşvet verme
suçlarının unsurlarının oluşmadığı gözetildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı eylemin iştirak halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı nazara alınmadan, suç vasfında hataya düşülerek rüşvet suçundan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı Kararının Resmi Gazete'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın ve sanık ... müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 25/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy