MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai ve ihmali davranışlarla görevi kötüye kullanma, zimmet
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Zimmet suçundan zarar gören Hazinenin, vekili aracılığıyla vermiş olduğu 17/05/2016 tarihli dilekçeyle davaya katılma isteminde bulunup hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, 3628 sayılı Kanunun 17 ve 18 ile CMK'nın 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak bu suçtan açılan kamu davasına katılmasına, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında; katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz isteminin, keza 09/05/2016 tarihinde usulüne uygun olarak suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığına tebliğ edilen hükmün CMUK'nın 310. maddesinde belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 17/05/2016 tarihinde vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİYLE, incelemenin katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne, katılan ...'ın zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Hazine vekili ile katılan ...'nin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığa yüklenen icrai ve ihmali davranışlarla görevi kötüye kullanma suçlarının kanunda öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 26/01/2011 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 23/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy