MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün soruşturma izni ve kovuşturma izni kararları içeriğine göre; suç tarihinde ....Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılana yönelik olarak “biz ne hakimler gördük, kafanızı yormayın, hallederiz, daha önce benzer bir olay yaşandı, hakim şahsa çattığına çatacağına bin pişman oldu, hakim aynı şekilde şikayetçi oldu, hakimin hakaret ve yaralama eyleminde bulunduğunu iddia ettik, olay bakanlığa intikal etti, hakim şikayetçi olduğuna bin pişman oldu” ve “geç onları hemşerim, adam hakim olacak, polis ayrıcalık yapmayacak, külahıma anlatın” sözlerini söylediğinden bahisle sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve iftira suçlarından iddianame düzenlendiği,.... Cumhuriyet Başsavcılığının 06/08/2008 tarihli iddianamesinde bu sözlere ek olarak soruşturma ve kovuşturma izninde yer almayan "...'in ifadesinin alınması sırasında söylediği bazı kelime ve cümlelerin ifade tutanaklarına yazılmaması için çaba sarfetmek" eyleminden dolayı da suçlandığı ve bu suretle görevini kötüye kullandığı iddia edilerek cezalandırılmasının istendiği,.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/10/2008 tarihli son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararında da aynı hususun tekrarlandığının anlaşılması karşısında, sanığın, hakkında kovuşturma izni verilmeyen bir eylemden dolayı yargılanıp, bu eylemden dolayı görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
Açıklanması geri bırakılan hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2 madde-fıkralarında öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesine ilişkin değişikliğin TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz
.../...
-2-
olunur" hükmü gözetilerek değerlendirilmesi zorunluluğu dışında CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün aynen açıklanmasıyla yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK'nın 50/3. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı da nazara alınmadan verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
Sanık hakkında tayin edilen kısa sürekli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı ile uygulama maddesi olan TCK'nın 52/2. maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kazanılmış haklar saklı kalmak suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy