MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1... Tapu Müdürü olarak görev yapan sanığın, ...ve ... parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazların maliklerinin vefatı üzerine mirasçılarının vekilinin hisseli satış talebine istinaden, 3194 sayılı Kanunun 18/son ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Hisseli Satışlarla İlgili 1997/12 sayılı Genelgesine göre, hisseli satışa konu taşınmaz malın plan kapsamında kalmaması halinde, il-ilçe tarım müdürlüğünün hisseli satışa konu taşınmazın vasıfları nazara alınarak, hisseli satış amacının 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinin son bendinde yer alan istisnalardan tarım ve hayvancılık amacının gerçekleştirilmesine yeterli olduğunun ve satış işleminde sakınca bulunmadığı hususlarını içeren rapor ve uygun görüşü alındıktan sonra tapu senedine de şerh düşmek kaydıyla işlem yapması gerekirken yukarıda bahsi geçen Genelgeye aykırı olarak satış işleminin yapılıp kamu zararına ve başkalarına haksız çıkar sağlanmasına sebebiyet verildiği iddia ve kabul olunan olayda; UYAP kayıtlarına göre sanık hakkında Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi, Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi ile Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinde benzer eylemlerden ötürü yargılama yapıldığı ve bu suçun zincirleme biçimde işlenebileceği dikkate alınarak, söz konusu dosyaların araştırılması, derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesinden sonra eylemlerinin sübutunun kabulü halinde eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa TCK'nın 257. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)5271 sayılı CMK'nın 289/1-e maddesine aykırı biçimde sanık müdafii duruşmalardan haberdar edilmeden ve hazır bulunmadan, aynı Yasanın 151/1. madde uyarınca işlem yapılarak müdafiin hazır bulunması sağlanmadan yazılı şekilde yokluğunda hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b)Sanığın eyleminin TCK’nın 257/2. maddesinde öngörülen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı hukuki değerlendirme ile aynı Kanunun 257/1. maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi,
c)Suçun TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezaların infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d)28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
e)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 21/08/2006 yerine 2002 olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy