MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m.38/4, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.14/2), ancak katılanın aşamalardaki çelişkili beyanları, sanığın kazanç elde etme amacı olmadan katılana borç para verdiğine dair aşamalarda değişmeyen ve birbiriyle uyumlu savunması, sanıktan faizle para almadıklarına dair savunmayı doğrulayan tanıkların beyanları, sanığın tefecilik yaptığına dair bir duyumun olmadığına dair kolluk araştırması ile dosyadaki tüm diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın faiz karşılığı ödünç para verdiğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut bir delil bulunmadığı gözetilerek, beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "mart 2006" yerine "2006 ve sonrası" olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy