MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : ..., Hazine
SUÇ : Zimmet ve zimmete iştirak
HÜKÜM : Zimmet suçundan beraat (Sanıklar Mustafa Serhat Kılıç ve ... hakkında), denetim görevinin ihmali suçundan düşürülme (Sanık ... hakkında)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Zimmet suçundan zarar gören Hazinenin bu suç yönünden davaya katılmasına karar verildiği, denetim görevinin ihmali suçundan kurulan hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmayan vekilinin sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
İncelemenin, O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan ... vekilin tüm hükümlere, katılan Hazine vekilinin ise zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olmak suçundan zamanaşımı nedeniyle verilen düşürülme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve Mustafa Serhat Kılıç hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklara yüklenen fiilin basit zimmet suçu oluşturacağı, bu suça 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddeleri gereğince 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımına tabi olduğu ve suç tarihi olan 17/02/2001 ile hüküm tarihi arasında bu sürenin dolduğu anlaşıldığından düşme kararı verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 10/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy