MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan vekilinin 02/06/2014 havale tarihli dilekçesiyle temyizden vazgeçtiği anlaşıldığından incelemenin müşteki Hazine vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Müşteki Hazineye usulsüz yapılan tebligatın, müşteki vekili yönünden temyiz süresini başlatmayacağı, öğrenme üzerine gerçekleşen temyizin süresinde yapıldığının kabulü gerektiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddini isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve müşteki Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca esası incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 06/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy