MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemenin ceza tayinine dair uygulaması da dikkate alınarak hüküm fıkrasına, "Sanığın suçu 5237 sayılı Kanunun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren 6 yıl 3 ay süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay Ceza Kurulunun 18/09/2012 gün ve 2012/1-941-1780 sayılı ve 12/04/2011 gün ve 51-42 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere temyiz aşamasında geçen sürenin CMK'nın 102. maddesinde yazılı azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınmayacağı, 5271 sayılı CMK'nın 102. maddesinde öngörülen tutuklama sürelerindeki sınırların da aşılmadığı anlaşılmış olup sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı bulunması ve tutuklama tarihine göre sanık müdafiin tahliye isteminin REDDİNE, 20/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
20/02/2018 tarihinde verilen iş bu karar 21/02/2018 tarihinde Yargıtay C.Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes olduğu halde sanık müdafiin yokluğunda tefhim olundu.