MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM: 1)Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/11/2016 gün ve 2012/67 Esas, 2016/406 sayılı Kararı ile atılı suçtan mahkumiyet
2).... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10/02/2017 gün ve 2017/203 Esas, 2017/192 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede;
Suç tarihlerinde S.S. ....Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı olan sanığın, kooperatife ait B blok 18 no'lu daireyi kooperatif ana sözleşmesine aykırı olarak tek imza ile 40.000 TL karşılığında ... isimli şahsa sattığı, bunun 39 bin TL'lik kısmını....4. İcra Müdürlüğünün 2006/5587 esas sayılı dosya alacaklısı .... 'ın vekili Av. ..... n'a ödediği, bu şekilde kooperatifin parasını zimmetinde tuttuğu, yine sanığın kooperatife ait A blok 22 no'lu daireyi 22.500 TL karşılığında ... isimli şahsa sattığı, ...'dan 7.000 TL tahsil ettiği, tahsil ettiği parayı da kooperatif hesabına aktarmadan kendi zimmetinde tuttuğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, 21/11/2011 tarihli bilirkişi heyeti raporunda....4. İcra Dairesinin 2006/5587 Esas sayılı icra dosyasına konu bononun kooperatif borcu olduğunun anlaşılması halinde sanığın zimmetinden bahsedilemeyeceği şeklindeki tespiti ve bu doğrultudaki sanık savunmaları nazara alınarak, Cemal Çakmak ve Hüseyin Eraslan'ın tanık sıfatıyla dinlenerek icra takibine konu edilen alacağın sanığın kişisel borcundan mı, yoksa
.../...
-2-
kooperatif borcundan mı kaynaklandığının sorulmasıyla varsa buna ilişkin belgelerin kendilerinden temininden, yine sanık müdafin zimmete konu edilen 7.000 TL'nin kooperatifin çek hesabına yatırıldığı savunmaları doğrultusunda suç tarihi itibarıyla kooperatife ait banka kayıtlarının getirtilerek, emanette bulunan kooperatife ait defter, belgeler ile sanık ... ... arasındaki sözleşme ve protokolün aslı veya onaylı örneği ile birlikte dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilip, önceki bilirkişi raporlarındaki tespitler irdelenmek ve tüm evrakın tetkiki suretiyle iddia, savunma ve kanıtlar birlikte değerlendirilerek sanığın sorumluluğunu irdeler şekilde zimmetinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, başkalarına ya da kendisine yarar sağlayıp sağlamadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor aldırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sadece kooperatif yöneticisi veya denetçisi olmaktan yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nın 302/2 ve 307/4. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.