Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/02/2017 tarihli ve 2016/14583 soruşturma, 2017/2143 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Aksaray Sulh Ceza Hakimliğinin 23/10/2017 tarihli ve 2017/3959 değişik iş sayılı kararının;
Şüpheliler ... ve ... hakkında verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden adı geçen şüpheliler yönünden anılan karar kanun yararına bozma incelemesine konu edilmeyerek yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
Bu kapsamda, müştekinin suça konu olan aracının şüpheliler tarafından rızası hilafına alınarak kaçırıldığının iddia edilmesi, şüpheli ...’in de aracın önceki malikinin kendisi olduğunu ve boşanma sürecinde üzerinde mal satışı olmaması için müştekiye devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, suça konu olan... plaka sayılı aracın tescil kayıtlarından halen kimin adına kayıtlı olduğu ile daha önceki malikinin kim olduğu, şüpheli ...’in aracı ne şekilde kullandığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanunun 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 24/01/2018 gün ve 94660652-105-68-13553-2017-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, soruşturmanın güveni kötüye kullanma suçundan yürütülmesine ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre inceleme yapma görevinin Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, incelenmeyen dosyanın ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, 07/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.