MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet almak ve vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/02/2015 tarih 2015/335 D. İş sayılı kararı ile kaldırıldığı ancak bu hususta herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşıldığından mahkemesince hükmün açıklanması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ceza Genel Kurulunun 26/01/2016 gün ve 620-36, 02/10/2012 gün ve 472-1798, 06/12/2011 gün ve 197-246, 19/04/2011 gün ve 20-59, 17/04/2007 gün ve 325-100 sayılı kararları ile yerleşik uygulamasına göre, uyma kararının, ara kararı niteliğinde olmayıp davanın esasını çözümleyen kararlardan olduğu, bozmaya uymakla, yerel mahkemenin bozma kararında gösterilen esaslara göre işlem yapıp karar verme ödevi doğduğu, sonradan bu kararın bir kısmından veya tamamından açıkça ya da zımnen geri dönülerek ilk hükmün aynen veya yeniden kurulmasının uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak Dairemizin 2014/629 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra dönülemez nitelikteki bu kararın gereği tam olarak yerine getirilmesi gerekirken, sanık ...’a CMK’nın 231. maddesi hükmü hatırlatılıp kabul edip etmeyeceği hususunun sorulmadığı, sanık ...’e ise CMK’nın 231. maddesi hükmünün hatırlatılması üzerine sanığın muvafakat ettiğini belirttiği halde haklarında “...sanık ...’in maddi zararının karşılanmadığı...” gerekçesiyle hükmün açıklamasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanıklara yüklenen rüşvet suçunun mağdurunun Hazine olduğu, sanık ...’in bu suçtan zarar görmediği, suç tarihi itibariyle sabıkasız olan sanıkların duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir halleri bulunmadığı gibi eylemleri nedeniyle somut zarar oluşmadığı da nazara alınarak; sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar haklarında yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar ... ile ...’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy