MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yerel mahkemenin 13/10/2010 gün ve 2010/343 Esas, 2010/619 Karar sayılı ilamının sanık müdafii tarafından temyizi sonrası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının eksikliğin giderilmesi yazısıyla müşteki Hazineye tebliğ edilerek davadan haberdar edildiğinin ve hükme yönelik temyiz talebinde bulunulmadığının anlaşılması karşısında, 23/12/2014 tarihli ilamı temyiz etme hakkı bulunmadığından Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin REDDİNE, incelemenin katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz talepleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosya kapsamındaki tüm deliller ve bozma sonrası alınan katılan beyanlarından sanığın en son 2006 yılında faizle borç para verdiğinin anlaşılması karşısında, sanık lehine değerlendirmeyle suç tarihinin 01/01/2006 olduğunun kabulü gerekeceği ve sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun; 5237 sayılı TCK'nın 241/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına nazaran aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık asli ve ilaveli zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy