MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların tefecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06/05/2013 tarihli ve 2011/18036 Esas, 2013/13423 Karar sayılı bozma ilamında sanıkların tefecilik yapıp yapmadıklarının belirlenebilmesi açısından, ticaretle uğraşmaları nedeniyle tüm ticari belgeleri, banka hesapları, muhasebe kayıtları ile gelir ve giderleri ayrıntılı şekilde incelenip meşru faaliyetleri ile orantılı olmayan mal varlıklarının olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğinin belirtildiği, bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporundan da sanıkların ticari faaliyetleri ile orantılı olmayan mal varlıklarının olmadığının anlaşılmış olması, vergi denetim raporu, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; savunmalarının aksine, atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yüklenen suçtan sanıkların beraatleri yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 24/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy