Bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme ve bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan yargılama sırasında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l bendi kapsamında kalabileceği ve bu durumda yargılama yapma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Samsun Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2018 tarihli ve 2018/266 esas, 2018/226 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ve görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/06/2018 tarihli ve 2018/1383 değişik iş sayılı kararının;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2017/26572 esas, 2017/26493 karar sayılı ilâmında, "...Sanığın, suç tarihinde kendisini banka görevlisi olarak tanıtıp, menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş..." şeklinde belirtildiği,
Somut olayda, sanığın müştekiyi ... numaralı telefondan arayarak kendisini... Bankası çalışanı olarak tanıtarak, müştekinin kredi kartından ... isimli internet sitesinden harcama yapıldığı, müştekinin kredi kartını bloke etmek istemesi üzerine cep telefonuna gelen şifreyi karşı tarafa söylemesini müteakip müştekinin telefonuna 10.000,000 bin Türk lirası kredi tanımlandığına ilişkin mesajın gelmesi şeklinde gelişen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l bendinde "Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle" şeklinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, bu eylemi yargılama görevinin de 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesine ait olacağı ve delillerin takdiri ile değerlendirilmesinin üst dereceli mahkemeye ait olduğu hususları dikkate alınmaksızın, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olunmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 09/07/2018 gün ve 94660652-105-55-9315-2018-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05/06/2018 tarihli ve 2018/1383 değişik iş sayılı kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy