Zimmet suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 10/03/2010 tarihli ve 2008/30 Esas, 2010/17 Karar sayılı hükmün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25/01/2012 tarihli ve 2011/594 Esas, 2012/186 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması yönündeki kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 20/03/2019 tarihli ve KD-2017/53171 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Daireye verilmekle incelendi;
Yargıtay C.Başsavcılığının itiraz sebebi yerinde görüldüğünden itirazın KABULÜNE, Dairemizin 25/01/2012 tarihli ve 2011/594 Esas, 2012/186 sayılı Kararının sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen düzeltilerek onama kararı yönünden KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Zimmete konu miktarın 02/05/2007 tarihinde ödendiği, soruşturmanın ise 27/06/2007 tarihinde başladığı, bu itibarla etkin pişmanlığın soruşturma öncesi gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkında verilen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine, 248/2. maddesiyle 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen suçu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece 53/1-a maddesinde gösterilen hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde 53/1. maddesindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi ve uygulanan kanun maddesinin TCK'nın 53/5. maddesi yerine 58/5 olarak gösterilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy