MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 10/11/2006 tarihi ve öncesinde katılanlar ... ve ... ile mağdur ...'e yönelik eylemlerinin 17/04/2007 tarihli iddianameden önce olduğu gözetildiğinde, suç ve dava tarihine göre hukuki kesinti oluştuğu nazara alınarak sanığa isnat edilen ve adı geçen katılanlar ile mağdura karşı işlediği iddia olunan tefecilik suçunun; 5237 sayılı TCK'nın 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son ödünç paranın verildiği 10/11/2006 tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, 10/10/2007 tarihinde katılan ...'ye yönelik eylemin ise hukuki kesintiden sonra ayrı bir tefecilik suçunu oluşturduğu, bu nedenle sadece adı geçen katılana karşı tek seferde kazanç karşılığı ödünç para verilmesi şeklinde gerçekleşen eylem açısından TCK'nın 3 ve 61. maddelerine göre temel cezanın tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
17/04/2007 tarihli iddianame öncesi katılanlar ... ve ... ile mağdur ...'e yönelik eylemlerin bu iddianame ile hukuki kesintiye uğraması nedeniyle zincirleme biçimde tefecilik suçunu, söz konusu iddianame sonrası katılan ...'ye yönelik tek seferde kazanç karşılığı ödünç para verilmesi şeklinde gerçekleşen eylemin ise ayrı bir tefecilik suçunu oluşturduğu nazara alınmadan, yazılı şekilde suç ve dava tarihlerine göre hukuki kesinti oluşturan iddianame dikkate alınmaksızın tüm eylemlerin zincirleme şekilde tek bir tefecilik suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet hükmü kurulması,TCK'nın 43/1. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu ''6 yıl hapis ve 3000 gün adli para cezası'' yerine ''8 yıl hapis ve 4000 gün adli para cezası'' şeklinde fazla cezaya hükmedilmesi,
10/10/2007 ve öncesi olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında ''10/11/2006 (Sanık ... ve Sanık ... yönünden), 10/08/2006, 01/12/2006, 14/10/2007 (sanık ... yönünden)'' olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi esnasında kanun maddesinin TCK'nın 52/4. maddesi yerine aynı Kanunun 52/2. maddesi olarak belirtilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 04/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy