MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz talebinde bulunulduğu halde, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; 5320 sayılı Kanuna 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. madde gereğince 14/04/2011 tarihinden sonra hapisten çevrilen adli para cezalarının miktar gözetilmeksizin temyizinin mümkün olduğunun anlaşılması karşısında, temyiz talebinin reddine dair 09/07/2013 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında iddianame yerine geçen görevsizlik kararı ile zimmet suçundan kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerine göre İçişleri Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile suçtan zarar gören vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.