MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği
HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında değişen suç vasfına göre zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette sanıklara atılı suçlardan zarar görmüş olan ve kovuşturma aşamasında 01.07.2019 tarihli dilekçeyle davaya katılma talebinde bulunan fakat katılma talebi karara bağlanmayan .. Belediye Başkanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarına katılan olarak kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerine ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin vermiş olduğu bozma kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesinde yer verilen “Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların ise aynı Kanun'un 286/3. maddesi de gözetilerek 286/2-g maddesi gereğince kesin olduğu, temyizi kabil nitelikte olmadığı gözetilerek katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenler sanık müdafii ile katılan ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve 2015/192 Esas, 2019/176 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/1464 Esas, 2020/1381 sayılı Kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
.. Mal Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerektiğine, soruşturma tutanakları ve evrakları temin edilerek, müfettişlerce hazırlanan raporlar doğrultusunda zararın oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğine, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında bulunan çelişkileri giderecek şekilde hükme elverişli rapor aldırılmadığına, sanığın menfaat elde ettiğine dair somut delil bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Katılma taleplerinin karara bağlanmadığına ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğine, sanıkların işin yapılmasından sonra tanzim edilen belgeleri imzaladıkları ve bu işlemleri ile dönemin Belediye Başkanının veya diğer sanık ...’ün zimmetine para geçireceğini keza bu belgeler ile kurumun da zarara uğrayacağını bildiklerine dair deliller nazara alındığında yüklenen suçun unsurlarının oluştuğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu, Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2012 tarihli ve 2012/498 Esas sayılı iddianamesi ile suç tarihlerinde .. Belediyesinde muhasebe yetkilisi ve hesap işleri müdürü olan sanık hakkında, önceden yapılan işler için doğrudan temin usulü uygulanmış gibi işlem yaparak yüksek miktarlı faturalar kestirip faturadaki miktarı değil gerçekte yapılan işin bedelini ödediği, bu suretle belediyeyi zarara uğratıp iş sahibinin de yüksek vergi ödemesine sebebiyet verdiği iddiasıyla kamu davası açıldığı, iddianamede sanığın belediyeye ait bir meblağı mal edindiğine veya uhdesinde tuttuğuna dair herhangi bir anlatıma yer verilmediği, bu itibarla zimmet suçundan usulüne uygun açılmış bir kamu davasının bulunmadığı, açılan davadaki fiilin ise zimmet suçuna dönüşmeyeceği nazara alınmadan iddianın dışına çıkılarak sanık hakkında bu suçtan mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine muhalefet edilmesi,
Zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar aynı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine memuriyet görevinden yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin 08.08.2008 yerine hatalı biçimde 2011 olarak gösterilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlardan ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere ilişkin kararlarına, ... vekilinin ise sanıklardan ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçlarından kurulan hükümlere ilişkin kararlarına yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen karara yönelik temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2025 tarihinde karar verildi.