MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/84 Esas, 2016/248 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), edimin ifasına fesat karıştırma (diğer sanıklar hakkında)
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, zamanaşımı nedeniyle düşme, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, vekilinin anılan suçtan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, sanıklardan ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, ..., ... ve ... hakkında ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre bu suçlardan zarar gören ve 27.02.2013 tarihli celsede katılma talebi kabul edilmesine rağmen 03.12.2014 tarihli celsede katılma kararı kaldırılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, mahkemenin adı geçen bakanlığın katılma kararının kaldırılmasına dair ara kararının kaldırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davalarına katılan olarak kabulüne, keza birleşen dava dosyasında sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarında 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre atılı suçtan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ve duruşmalardan haberdar edilmeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve bu hükümlerin de vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek; başvurularının kapsamına göre incelemenin, katılan ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin tüm hükümlere, katılan ... vekilinin ise edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1) Sanıklardan ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, ..., ... ve ... hakkında ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık ...'ın hükümden sonra 05.01.2021 tarihinde vefat ettiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile diğer sanıkların üzerlerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 03.06.2011 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.