MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/37 Esas, 2016/103 Karar
SUÇLAR : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, denetim görevinin ihmali, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklara isnat olunan suçlardan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'un katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, incelemenin katılan ... .. Konut Yapı Kooperatifi vekilinin temyiz itirazıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan da kamu davaları açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla bu hususta mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1)Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların üzerlerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve denetim görevinin ihmali suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. ve 251/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 16.03.2015 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2)Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık hakkında beraat kararı verildiği halde gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve tarih gösterilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.