MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/109 Esas, 2016/212 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde edimin ifasına fesat karıştırma suçu yönünden müdahil sıfatını kazandığı, diğer taraftan sanıklara isnat edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla bahse konu suçtan verilen hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı nazara alınarak, vekilinin bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; O yer Cumhuriyet savcısının tüm suçlardan, katılan Hazine vekilinin edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...'in soyadının hüküm fıkrasında "Serbest" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanıklara yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden suç tarihi olan 20.11.2007 ile inceleme günü arasında, soruşturma izni ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi, ilaveli dava zamanaşımı süresinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ise zamanaşımını kesen son işlem olan 15.07.2013, 25.09.2013, 30.10.2013, 26.11.20 13... .12.2013 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
Delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.