MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin, usulüne uygun şekilde yüzlerine karşı tefhim edilen hükümleri, sanıklar müdafiinin bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra verdiği 30.01.2015 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin sanıklar ... ve ...'un haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
03.06.2009 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Sanıkların oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 03.06.2009 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.