MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/143 Esas, 2016/27 Karar
SUÇLAR : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet (sanıklar ... ve ... hakkında), icrai davranışla
görevi kötüye kullanma (diğer sanıklar hakkında)
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
S.S. Tasfiye Halinde ... Konut Yapı Kooperatifinin sanıkların üzerlerine atılı suçların zarar göreni olduğu, kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunduğu, bu maksatla denetim kuruluna davayı takip yetkisi verildiği, yargılama sırasında vekili marifetiyle duruşmaları takip etmek ve hükümleri temyiz etmek suretiyle davaya katılma iradesini ortaya koyduğu nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi gereğince davaya katılan olarak kabulüne, diğer taraftan Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen, kooperatif üyesi olmak dışında bir sıfatı bulunmayan ve kooperatif tüzel kişiliğini de temsile yetkili kılınmayan ...'in davaya katılma hakkı olmadığı gibi mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan Kooperatif vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında beraat kararları verilirken hüküm fıkrasında suç ismi olarak sadece görevi kötüye kullanma suçu gösterilmiş ise de sanıklar ... ve ... hakkında bu suçtan açılmış bir kamu davası bulunmadığı, bu hususun adı geçenler yönünden maddi yazım hatası olduğu ve beraat hükümlerinin iddianamede sevk maddesi olarak gösterilen 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulduğunun kabulü gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların üzerlerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 17.07.2014 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.