MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/112 Esas, 2021/264 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Sanıklardan ... hakkında nitelikli zimmet, ... hakkında ise nitelikli zimmete yardım etme suçlarından mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizin 23.05.2013 tarihli ve 2012/13775 Esas, 2013/5641 sayılı tevdi Kararı üzerine kamu davasından haberdar edildiği halde davaya katılma talebinde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan Hazinenin temyiz hakkı olmadığı, diğer taraftan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 11. maddesinde "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." hükmüne yer verilmiş ise de 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ek 1. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan; "Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli olarak avukatlık görevinde çalışanların baro levhasına yazılmaları isteklerine bağlıdır." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kurum vekilinin baro levhasında kayıtlı olduğunun tespiti halinde 7201 sayılı Kanun'un “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi gereği, kurum vekiline tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre suçtan zarar gören bakanlık adına da hükümleri temyiz eden vekilin baro levhasına kayıtlı olduğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığı nazara alınarak aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi atfı ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) sayılı cetvelde yer alan Adalet Bakanlığına gerekçeli karar tebliğinin elektronik yolla yapılması zorunlu olduğundan bu hususa riayet edilerek çıkarılan tebligatın da usulüne uygun olduğu, açıklanan nedenlerle adı geçen bakanlığa 10.10.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün vekili aracılığıyla bir haftalık yasal süre geçtikten sonra temyiz edildiği anlaşılmakla, şikayetçi ve suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... müdafii ile sanıkların temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerlerine atılı nitelikli zimmet suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/2 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli, 22... aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 28.05.2001 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.