MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/54 Esas, 2022/82 Karar
SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli , 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ... ile Türkiye Şeker Fabrikalarının katılma haklarının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların suç tarihinde, dosya arasında örneği bulunan sözleşmeye göre ... A.Ş.'ye mal teslimiyle yükümlü ... Gıda Ltd. Şti. isimli firmaya şeker satan ... isimli firmanın yetkilileri oldukları, ... firmasına sattıkları 1.650 kilogram kristal şekerin ... A.Ş.'ye teslimi sırasında kaçak olduğunun tespit edildiği, bu şekilde edimin ifasına fesat karıştırma suçunu işledikleri iddia ve kabul edilen somut olayda; kamu davasına konu edimin mal teslimine ilişkin olması nedeniyle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 236/2-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ancak aynı Kanun'un 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin 5237 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “c”, “d” ve “e”bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlilerinin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun'un 236/2-a maddesi uyarınca yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri tarafından işlenen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, dosya arasında bulunan sözleşme örneğinden ve tanık olarak dinlenen ...'ın beyanından anlaşıldığı üzere sanıklar ... ve ...'in yüklenici konumunda olmayıp yüklenici şirkete mal satan firma yetkilileri oldukları nazara alındığında atılı suçun faili olamayacakları, keza edimin ifasına fesat karıştırma suçunun zarar suçu niteliğinde olması ve sözleşmede değişim hakkı tanınması ile bu hakkın kullanılması halinde suçun oluşmayacağı, sözleşmenin 4-G maddesindeki “Teslimi için gönderilen malzemelerden muayene komisyonu tarafından ret edilmesi halinde birliğin istediği süre içerisinde istenilen evsafa uygun yeni malzeme ile masrafları firmaya ait olmak üzere değiştirecektir.” hükmü uyarınca da işlem yapıldığının ve kaçak şekerin geri alınarak yerine Türkiye Şeker Fabrikalarında üretilen şeker teslim edildiğinin anlaşılması hususları gözetilerek yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı da nazara alınarak sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi yerine yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Suça konu şekerin teslimi sırasında, görüntüsünden şüphelenilerek teslim alınmaması nazara alındığında, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.