MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1 Esas, 2016/81 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜMLER : Beraat (sanık ... hakkında), mahkumiyet (sanık ... hakkında), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... hakkında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haline göre itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek suçtan zarar gören vekilinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği gözetilerek dosyanın bu yönden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin sanıklardan ... hakkında verilen beraat, ... hakkında verilen mahkumiyet, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekilinin sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine ve müdafiinin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan ...'in 10.02.2023 tarihinde hükümden sonra vefat ettiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile dava konusu ihale nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanık ...'ya yüklenen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği, anılan suçun 5237 sayılı Kanun'un 235/3-b madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 18.02.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklardan ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, ... hakkında açılan kamu davasının ise zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE , 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.