MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/94 Esas, 2015/797 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar gören Hazine vekilinin İlk Derece Mahkemesine hitaben düzenlediği 05.04.2021 tarihli dilekçesinin katılma talebine yönelik olduğu ve temyiz iradesi içermediği, O yer Cumhuriyet savcısının isteminin ise sanıklar hakkında 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davalarından da hüküm kurulması gerektiğine yönelik olup tefecilik suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz talebinin bulunmadığı gözetilerek incelemenin sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davalarına ilişkin olarak hüküm kurulmadığı anlaşıldığından bu hususta mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanıkların üzerlerine atılı tefecilik suçunun suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.