MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/202 Esas, 2016/8 Karar
SUÇLAR : Zincirleme şekilde nitelikli zimmet (sanık ... hakkında), zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (sanık ... hakkında), zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (sanık ... hakkında), zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (sanıklar ... ve ... hakkında)
HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında atılı suçtan, sanıklar ... ve ... hakkında ise zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan beraat, sanık ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet, sanık ... hakkında ise zincirleme şekilde hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet katılanlar vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin sanık ... hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ile sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından açılan kamu davalarında doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından anılan suçlar yönünden kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin bu suçlardan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz istemi ile katılan ... Belediye Başkanlığı vekilinin tayin olunan ceza miktarlarına nazaran yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 3 17... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, katılan Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemi bulunmadığı nazara alınarak, başvurularının kapsamına göre incelemenin sanık ... ve ... müdafilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan ... Belediye Başkanlığı vekilinin ise sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, sanık ... hakkında ise zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanıklardan ...'in hükümden sonra 15.03.2016 tarihinde vefat ettiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kaydından anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile diğer sanık ...'un üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 13.01.2015 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davalarının ölüm, sanık ... hakkındaki kamu davasının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
II- Sanık ... hakkında zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
Kapatılarak ... Belediye Başkanlığına bağlanan ... Belde Belediyesinde daimi işçi olarak çalışan ve belediye başkanınca yapılan yazılı görevlendirmeyle kantar ücretlerini tahsil etmekle görevlendirilen sanık ...'in görevli olduğu 03.08.20 10... .10.2010 tarihleri arasında kantar tahsilatlarını dönem dönem belirtmek suretiyle irsaliyelerini düzenleyip makbuzu ile birlikte muhasebe yetkilisine teslim etmediğinin ve belediye hesaplarına intikalini sağlamadığının, bu ücretleri kantar tahsilatına yetkili olmayan aynı belediyede gerçekleştirme görevlisi olarak çalışan ...'a teslim ettiğinin, mevzuat gereği 7 günlük süre içerisinde tahsil ettiği paraları belediye hesaplarına yatırmayarak uhdesinde tutup zincirleme şekilde basit zimmet suçunu işlediğinin kabulüyle hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmiş ise de;
Dosya içerisindeki belgelerden sanık ...'in 03.08.20 10... .12.2010 tarihleri arasında ... ile birlikte kantar tahsil işinde görevlendirildiği, aşamalardaki savunmalarında tahsil ettiği paraların 703 TL'sini belediye başkanın talimatı üzerine ...'a, geri kalan kısmını ise ...'a teslim edilmek üzere ...'a verdiğini, parasal işlerle sanık ...'un ilgilendiğini belirttiği, hakkında ölüm nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair ek karar verilen ...'un da ölümü öncesi alınan savunmalarında kantar tahsil işinde ... ile birlikte görevli olduklarını fakat ...'in de zaman zaman kendilerine yardımcı olduğunu, tahsil ettiği paralardan 200 TL'yi belediye başkanı ...'a, farklı tarihlerde toplam 5.260 TL'yi ...'a teslim ettiğini, 130 TL'yi ise belediyenin giderleri için kullandığını, soruşturma başladıktan sonra üzerinde bulunan 2.500 TL'yi belediye hesabına yatırdığını beyan ettiği, ...'ın da savunmalarında ... ve ...'tan aldığı 6.273 TL'yi hangi döneme ilişkin tahsilatlar olduğunu anlayamadığı için belediye veznesine yatıramadığını, belediye kasasında muhafaza ettiğini, soruşturma başladıktan sonra belediyenin hesabına yatırdığını ifade ettiği, dosyada bulunan ödeme belgelerine göre olayın belediye çalışanlarınca tespiti sonrası ... ve ...'in, ...'a teslim ettiklerini bildirdikleri 6.273 TL’nin ... tarafından, geriye kalan 2.500 TL, 825 TL ve 113 TL'nin de 04.11.2011 tarihinde ... tarafından belediye hesabına yatırıldığı ve dekontlarının adli emanete alındığı, hakkında zimmet suçundan kamu davası açılan ve eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık ...’ın savunmalarının da kısmen ...’un beyanlarını doğruladığı, iddiaya konu zimmet miktarının kantarın bulunduğu bilgisayarda yapılan inceleme sonrası tespit edildiği, tahsil makbuzlarının büyük çoğunluğunun bulunmadığı, bu nedenle kim tarafından ne miktar tahsilat yapıldığının belirlenemediği ve belirlenmesinin de mümkün olmadığı ayrıca kararın gerekçe kısmında ... hakkında değerlendirmede bulunulurken sanık ...’in tahsil ettiği paraları muhasebe servisine teslim etmesi gerektiğini bildiği halde görevi dışında teslim aldığının kabul edildiği, 03.08.2010 tarihli görevlendirme yazısında kantar tahsilat görevlileri ... ve ...'un tahsil ettikleri paraları nereye teslim etmeleri gerektiğine dair bir bilginin bulunmadığı, savcılık tarafından yazılan müzekkere üzerine belediye başkan vekili ... ve kolluk görevlilerince düzenlenen 21.01.2011 tarihli tutanakta "Kantar işlemleri ile ilgilenen görevli personelin tahsilat makbuzu kesme ve parayı tahsil etme görevlerinin bulunduğu ayrıca toplanan paraları dönem dönem, para biriktikçe belediye muhasibine teslim etmekle mükellef oldukları, paranın bankaya yatırılması ve benzeri banka işlemleri ile ilgili olarak kantar görevlilerinin herhangi bir yetkisinin bulunmadığı"nın belirtildiği, 07.03.2006 tarihli görevlendirme yazısı içeriğine göre ...'ın muhasebe işlemlerinde gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirildiği ve sanık ... ile ...'un tahsil ettikleri paraları muhasebe görevlisi ...'a teslim etmelerinde bir usulsüzlük bulunmadığı da nazara alındığında, sanığın yüklenen suçu işlediği hususunun kuşkulu kaldığı, savunmanın aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 249/1, 43/1, 248/2 ve 62/1. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle aynı Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması,
İddianame ve esas hakkındaki mütalaada sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı olacak şekilde ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesindeki hak yoksunluğu uygulanarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.