MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/395 Esas, 2023/1010 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanıkların yüklenen suçtan beraatlerine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sanıkların yüklenen suçtan mahkumiyetlerine dair Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli ve 2016/66 Esas, 2019/807 sayılı Kararının sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 02.02.2022 tarihli ve 2021/37 Esas, 2022/84 sayılı Kararı ile sanıklar adına olan POS cihazlarına ilişkin suç tarihlerini kapsayacak şekilde hesap dökümlerinin getirtilerek, suç tarihlerine göre POS cihazlarından yapılan alışverişler karşılığında bankaya komisyon ödenip ödenmediği ve ödenmiş ise miktarlarının ilgili bankadan sorulması gerektiği halde eksik araştırma ile hükümler kurulması, sanıkların suç tarihleri itibariyle tefecilik yapıp yapmadıkları hususunda gizli kolluk araştırması yaptırtılması gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet kararlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e ve 289/1-d maddeleri uyarınca bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 24.11.2022 tarihli ve 2022/224 Esas, 2022/1051 sayılı Karar ile sanıkların tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 43/1, 62... /2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 6.240,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, haklarında aynı Kanun'un 53/1, 2, 3. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/395 Esas, 2023/1010 sayılı Kararı ile sanıklar hakkındaki mahkumiyet kararları kaldırılarak yüklenen suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanıkların komisyon karşılığı kart çekimi yaptırdığına ilişkin tanık beyanı, sanıklar hakkında KOM Şube Müdürlüğünün yapmış olduğu araştırmada iş yeri vergi kaydı bulunmayan sanıklara ait iş yerinde pos tefeciliği yapıldığına ilişkin değerlendirmenin bulunması, 18.02.2019 tarihli sanıkların zincirleme şeklinde tefecilik yaptıklarına ilişkin raporun bulunması, iş yerinin konumu ve bulunduğu yer, vergi kaydı terk edilen iş yerinde 66 adet kredi kartının bulunması birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların zincirleme şeklinde tefecilik suçunu işledikleri sabit olduğu halde beraatlerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Dosyadaki mevcut delillerle sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun'un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 02.02.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun'un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 24.11.2022 tarihli hükümler ve bu hükümlere yönelik istinaf incelemesine ilişkin 14.09.2023 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 17.12.2019 tarihli hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.12.2025 tarihinde karar verildi.