MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1718 Esas, 2023/1966 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sanıkların mahkumiyetine dair Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/37 Esas, 2022/242 sayılı Kararının sanıklar müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/2449 Esas, 2022/2622 sayılı Karar ile "...Sanıkların yapılan genel kurullar sonrasında Noterlikte hazırlatılan imza beyannamelerinde kooperatifi alakadar edecek bilumun bankalar, resmi ve hususi daireler, hakiki ve hükmi şahıslar, kuruluşlar, müesseseler nezdinde yapacağı bilimun muameleler, akit ve taahhütlerde, çek ve senetlerde, mali, idari ve hukuki işlemler ile ahzu kabza işlemlerinde kooperatif ünvanı altında yönetim kurulu başkan ..'nın mutlak imzası yanında, yönetim kurulu ikinci başkanı ... veya muhasip üye ...'dan herhangi birinin müşterek imzası ile kooperatifi temsil ve ilzam etmelerine kararı alınması karşısında, belirlenen zimmete konu miktarların kimlerin imzasıyla ödemenin yapıldığı ya da bu harcamalara ilişkin paranın hangi ikinci üyenin imzasıyla çekildiğinin belirlenerek sonucun tayin ve takdiri gerekirken, zimmet suçunda mali sorumlulukla, hukuki sorumluluğun karıştırılarak yazılı şekilde karar verilmesi, sanıklar hakkında TCK'nın 53/5 maddesine göre hak mahrumiyetine karar verilirken görevleri itibariyle TCK'nın 53/1-d maddesindeki haklar yerine TCK'nın 53/1-a maddesindeki haklardan yoksunluğa ve gerekçe göstermeden üst hadden mahrumiyet süresi belirlenerek karar verilmesi..." gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2 80... . maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 31.05.2023 tarihli ve 2023/68 Esas, 2023/216 sayılı Karar ile sanıkların atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi gereği beraatlerine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Katılanlar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 09.10.2023 tarihli ve 2023/1718 Esas, 2023/1966 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların atılı suçu işledikleri dosya kapsamında toplanan tüm delillerle sabit olduğu halde eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayanılarak kurulan beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir.
Katılan Kooperatif Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların atılı suçu işledikleri tüm beyanlar, alınan bilirkişi raporları ve banka dökümleri ile sabit olduğu halde cezalandırılmaları yerine beraatlerine dair verilen kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 30.11.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 31.05.2023 tarihli hükümler ve bu hükümlere yönelik istinaf incelemesine ilişkin 09.10.2023 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 13.06.2022 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2025 tarihinde karar verildi.